Sosyal Medyanın Etkileri hayatımıza giderek daha fazla dokunuyor. Bugün insanlar her gün saatlerini sosyal medyada geçiriyor, Türkiye’de 59 milyon internet kullanıcısı varken 52 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı var. Dünya’da ise 3.4 milyar aktif sosyal medya kullanıcısı mevcut. Durum böyle olunca sosyal medyanın insanları etkilememesi beklenemez. Pazarlama, satın alma, haber alma gibi alanlarda kolaylık sağladığı gibi işin bir de karanlık yönü var.

Sosyal Medyanın Etkileri Nedir

Dünyadaki İnternet ve Sosyal Medya Kullanıcısı

Yandaki 2019 verilerilerinin yer aldığı grafikte görüldüğü gibi;

  • 4.3 milyar internet kullanıcısı,
  • 3.4 milyar sosyal medya kullanıcısı,
  • 5.1 milyar mobil kullanıcısı,
  • 3.2 milyar mobil sosyal medya kullanıcısı mevcut.

Bu veriler gösteriyor ki insanlar her an sosyal medyaya dahil oluyor ve sürekli yeni hesaplar açıyorlar. Her anımızı paylaşmak istiyoruz durum böyleyken saatlerimizi sosyal medyada geçiriyoruz. Peki hayatımızdaki sosyal medya etkileri nedir?

Sosyal Medyanın Pozitif Gücü

Sosyal medya her anımızı bu derece paylaştığımız bir yerken, özellikle olumlu paylaşımlar insanlara güç veriyor. Tıpkı yandaki fotoğraftaki kanseri yenen çocuğun fotoğrafı gibi. Çünkü sosyal medyada aynı sorunları paylaşan insanların birlerini bulması, forum ya da gruplarda buluşması; yalnızlık hislerini azaltıyor ve güç veriyor. Aynı hastalığı paylaştığınız birinin tedavisinin olumlu sonuçlarını görmek sizin için de moral ve umut desteği olur.

Sosyal Medyanın Olumlu Güc

Sosyal Medyanın Karanlık Yüzü

Bunun sosyal medyanın olumsuz ve tedirgin edici bir yönü olduğunu herkes kabul ediyor. Buradaki paylaşımlar silindiğinde veri tabanlarından siliniyor mu, bu veriler nerelerde kullanıyor gibi soruların cevapları netleşmiş değil. Bunların üstüne son zamanlarda duyduğumuz haberler #deletefacebook gibi kampanyalara bile sebep oldu. Fakat şöylede bir gerçek var ki Instagram ve WhatsApp da Facebook tarafından satın alındı.

Sosyal Medya Verilerinin Toplanması

Sosyal Medya beğeniler, paylaşımlar, yorumlar, hashtagler ve tıklanmalar neticesinde veri elde edilen bir kaynaktır. Fakat bu kadarla da kalmıyor. Dijitalleşme her geçen gün yaygınlaşırken, artık arama motorlarında ve sosyal medya platformlarında arattığımız ya da gezindiğimiz ürün karşımıza reklam olarak çıkıyor. Tüm bunları kabullendiğimiz sırada insanlar hiçbir arama kutusuna yazmadıkları halde sadece bir telefonun olduğu ortamda konuştukları ürünlerin reklamı ile karşılaştıklarını söylüyorlar.

Yandaki videoda Neville Black isimli kişi 1 saat boyunca arka planda Facebook açıkken ekranı kilitli bir telefonun yanında kedi maması hakkında konuşuyor. 2 gün sonra Facebook’ta kedi maması reklamı ile karşılaştığını iddia ediyor.

Facebook Skandalı

Bugün insanların en çok konuştuğu şey sosyal medya kullanarak toplum manipüle edilebilir mi? Şu anda kitleler analiz edilirken onların yaşı, coğrafyası ve cinsiyeti gibi kategorilere bakılarak analizler yapıldığını ve reklam kampanyaları yürütüldüğünü biliyoruz. Fakat bu elde edilebilecek  verilerin çok küçük bir kısmı.

Yapılan seminerlerde insanlar hakkında yapılacak analizlerin en değerlisinin psikolojik analiz olduğunu söylüyor.  Peki bu veriler nasıl elde edilir?

Bugün dünyanın en büyük kullanıcısına sahip sosyal platformu 2.1 milyar ile Facebook ve buradaki her hareketiniz Facebook veritabanında kaydediliyor. Facebook’da insanların çevresi ile ilişkileri, beğenileri, ilgi alanları hakkında bilgi alınabiliyor. Hatta ve hatta sayfa akışında gezerken hangi gönderinin üzerinde uzun süre kaldınız ve nereyi hızlı geçtiniz gibi bilgiler Facebook veritanında saklanıyor.

Dünyaca ünlü WIRED dergisi kapağında Mark Zuckerbeg bu şekilde resmedildi.

Bu bilgiler o kadar değerli ki analiz edildiğinde insanların siyasi görüşünden yaşayış tarzına ve hangi tatlıyı sevdiğine kadar çok kapsamlı bilgi edinirsiniz.

Peki Facebook bu verileri kendi algoritmasını geliştirmek ve kişiye özel timeline oluşturmak dışında nasıl kullanmış diye düşünürseniz bunları seçim kampanyasında Trump lehine kullandığı iddia ediliyor. Bazı kanıtlarla desteklenen ve Zuckerberg’in ifade vermesine sebep olan iddialara göre Facebook verileri Cambridge Analytica şirketine satmış ve bunlar seçim kampanyasında kullanılmış.

2016 Ağustos ayında orataya çıkan bir diğer Facebook skandalı ise 25 kişilik bir gazeteci ekibinin bu platform üzerinde her kişinin psiko analiz verilerini göz önünde bulundurarak onları manipüle etmesi. Bu ekip Facebook alt yapısında çalışan bir grup olarak insanların en hassas noktaları ile algılarını yönlendirip seçimlerde Clinton’ı desteklemeleri için onları manipüle etti. Bu ortaya çıkınca Facebook defalarca özür dileyip bu birimi kapattığını açıkladı.